Blog
Buradasınız: Anasayfa / Blog
Blog
Son yayınladığımız haber, duyuru ve içeriklerimize göz atın.
GÖZALTI KARARI VERİLMEDEN ŞÜPHELİYE YAPILAN TEŞHİS İŞLEMİ GEÇERLİ MİDİR?
Şüphelinin teşhise tabi tutulabilmesi için gözaltına alınmış olması gerekir. Şüphelinin yakalanmış olması teşhis için yeterli değildir. Ayrıca Cumhuriyet Savcısı tarafından verilmiş bir gözaltı kararının olması gerekir. Öyleyse gözaltı kararı verilmeden yapılmış teşhis işlemleri hukuka uygun değildir.
SANIKTAN ELE GEÇİRİLEN UYUŞTURUCU MADDE ESER NİTELİKTE İSE İLGİLİ SUÇ OLUŞUR MU?
Sanıkta ele geçirilen 1.885 gram maddenin içindeki uyuşturucunun, eser miktarda olduğunun belirtilmesi karşısında; suçun maddi konusu olan uyuşturucu maddenin kullanmaya ve buna bağlı olarak uyuşturucu madde temin etme suçuna elverişli olmadığından, olayda işlenemez suçun söz konusu olduğu, suçun unsurlarının oluşmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerekir.
BYLOCK KULLANICISI OLDUĞUNU KABUL ETMEYEN SANIK HAKKINDA YAPILACAK ARAŞTIRMALAR NELERDİR?
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi ile; ekleyen, eklenen ve aynı grupta yer alan kişilerin, sanık ile irtibatlı olup olmadığı, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediği araştırılmalıdır.
KAÇAK ALKOL SATAN KİŞİNİN SATTIĞI ALKOL NEDENİYLE VEFAT HALİNDE KİŞİ BİLİNÇLİ TAKSİRLE ÖLDÜRMEDEN SORUMLUDUR.
Sanıkların kaçak içkiyi imal ettiklerinin, üretim sürecini ve imalinde kullanılan maddeleri bildiklerinin sabit olmadığı, ancak kaçak olduğunu bilerek alıp satan kişi oldukları, sattıkları içkileri yasal tedarikçisinden temin etmeyerek, özen yükümlülüğüne aykırı davrandıklarının bilincinde oldukları, kaçak olduğunu bildiklerinden insan sağlığına zararlı maddelerden imal edilmiş olabileceğini öngörebildikleri halde, öngördükleri neticeyi istememelerine rağmen nasıl olsa bir şey olmaz düşüncesiyle bu içkilerin ticaretini yapmak şeklindeki eylemlerinin bilinçli taksirle öldürme suçunu oluşturacağı
SANIĞIN ÜZERİNDE KULLANDIRMA ÜZERİNDE UYUŞTURUCU ELE GEÇİRİLMESİ - SANIĞIN UCUZ BULDUĞUNDAN TOPLU ALIM YAPTIĞI İDDİASI
Sanığın idrarında uyuşturucu madde kullanımının pozitif çıkması, idrarında tespit edilen madde ile olayda ele geçirilen maddenin aynı türden olması, savunmasında Antalya'da ikamet ettiğini, Diyarbakır'a akraba ziyareti için geldiğini, Diyarbakır'da ucuz bulduğu için topluca aldığını beyan etmesi, gerçekten Antalya'da ikamet edip Diyarbakır-Antalya seferini yapmak üzere olan otobüste uyuşturucu madde ile yakalanması karşısında savunmasının aksine uyuşturucu maddeyi kullanma amacı dışında bulundurduğuna ilişkin sanığın mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığından beraati gerekir.
PROJEYE AYKIRILIK NEDENİYLE TÜKETİCİNİN SATIN ALDIĞI EVİN İSKANI ALAMAMASI NEDENİYLE AYIPLI İFADA AYIBIN NİTELİĞİ NEDİR?
İmara aykırı yapıldığı için iskan ruhsatı alınamayan inşaattaki bu ayıbın hukuki ayıp olup, açık ayıp olduğu ve süresinde ihbar yapılmadığından dolayısıyla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
BİR ÇOCUĞUNUN DİĞERİNE ÜSTÜN TUTMAK İÇİN GEREKÇESİ OLMAMASI , DAVACIYLA MURİS ARASINDA MİRAS KAÇIRMAYI GEREKTİRECEK HUSUMETİN BULUNMAMASI HALİNDE MUVAZA İDDİASI
Murisin erkek çocuklarını kız çocuklarından ayırt etmediği yönünde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar miras bırakanın geriye mal varlığı bırakması tek başına mal kaçırma iradesi olmadığını göstermese de, davacı kızından isteyen bir kişinin hiç mal bırakmama ya da mal varlığına oranla daha az miktarda bir mal bırakma eğilimi ile hareket edeceği hayatın olağan akışının gereğidir. Dosya kapsamından davacının geriye on dört parça taşınmazının kaldığı görülmektedir. Yine aralarında husumet de bulunmadığından mal kaçırma kastıyla hareket ettiği söylenemez.
HİZMET TESPİTİ DAVALARINDA  5 YILLIK HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRENİN TESPİTİ - HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜREYİ DURDURMAK İÇİN GEREKEN ŞARTLAR NEDİR?
.İşverenin, çalıştırmış olduğu sigortalılara ait hangi belgeleri Kuruma vermesi gerektiği 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde işverence verilecek belgeler düzenlenmiştir. Bunlar, aylık sigorta primleri bildirgesi, dört aylık sigorta primleri bordrosu, sigortalı hesap fişi vs.dir. Yönetmelikte sayılan bu belgelerden birisinin dahi verilmiş olması hâlinde artık Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrasında yer alan hak düşürücü süreden söz edilemez. Yargıtay uygulamasında anılan maddenin yorumu geniş tutulmakta; eğer sayılan belgelerden birisi işveren tarafından verilmişse burada Kurumun işçinin çalışmasından haberdar olduğu ve artık hizmet tespiti davası için hak düşürücü sürenin varlığından söz edilemeyeceği kabul edilmektedir. Diğer taraftan, Kurum tarafından yapılan bir tespitin olması hâlinde de aynı kabul şekline ulaşılmaktadır.
UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ YAPMA- OKUL, HASTANE İLE SATIŞ YAPILAN YERİN 200 METRE OLMASI FAKAT ARAÇ İÇİNDE SATIŞ YAPILMASI HALİNDE NİTELİKLİ HAL UYGULANABİLİR Mİ?
TCK’nın 188. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendinde belirtilen yerlerden olan ibadethaneye iki yüz metreden yakın mesafe içinde meydana gelmiş ise de; eylemin “umumi veya umuma açık yer” olarak kabul edilemeyecek olan “araç içerisinde” gerçekleşmesi ve kanun koyucunun düzenlemede açıkça eylemin “umumi veya umuma açık yerlerde” işlenmesini artırım nedeni olarak öngörmüş olması, somut olayda aracın “umuma açık yer” olarak kullanıldığını gösterir bir durumun (Örnek; köfte/kokoreç gibi gıda satışı yapılan bir araç) bulunmaması, söz konusu maddenin düzenlenmesinden hareketle aracın bulunduğu yerin “umumi” yer olduğu kabul edilerek yapılacak bir yorumun ise suç ve ceza içeren hükümlerin neredeyse kıyasa yol açacak şekilde geniş yorumlanması anlamına geleceğinden TCK 188 /4 kapsamında sanıklar aleyhine artırım yapılamaz.
MAHKEMENİN 3 VARDİYA OLARAK ÇALIŞTIĞININ KABULÜ OLMASINA RAĞMEN AYNI İŞYERİNDE ÇALIŞAN İŞÇİLERİN BAŞKA DOSYALARINDA 2 VARDİYA SİSTEMİYLE ÇALIŞTIĞI KABUL EDİLMİŞSE HANGİ VARDİYA SİSTEMİ KABUL EDİLECEKTİR?
Davacı ile aynı işi yapan işçilerin aynı işyerine karşı açtıkları davalarda işçilerin iki vardiya halinde çalıştığı kabul edilmiştir. Çalışma düzenine ilişkin bu saptama, husumetli tanık beyanlarını doğrulamaktadır. Hal böyle olunca, somut dosya bakımından iki vardiyalı çalışma şeklinin husumetli tanık beyanı dışında başka delillerle desteklenmediği söylenemez.
İHTİYAÇ NEDENİYLE TAHLİYE DAVASI AŞAMASINDA DAVA KONUSU TAŞINMAZIN İNTERNETTE EMLAK SİTELERİNE İLAN OLARAK KOYULMASI İHTİYACI SAMİMİ OLMAKTAN ÇIKARIR MI?
İHTİYAÇ NEDENİYLE TAHLİYE DAVASI AŞAMASINDA DAVA KONUSU TAŞINMAZIN İNTERNETTE EMLAK SİTELERİNE İLAN OLARAKKOYULMASI VE YİNE DAVA AŞAMASINDAN ÖNCE ÇEKİLEN İHTARLARDA TAŞINMAZIN SATILACAĞI BEYANI İHTİYACI SAMİMİ OLMAKTAN ÇIKARIR .
KULLANMAK İÇİN UYUŞTURUCU BULUNDURMA- DENETİM KARARININ MÜDAFİİSİNE TEBLİĞİ KESİNLEŞME İÇİN YETERLİ MİDİR?
KULLANMAK İÇİN UYUŞTURUCU BULUNDURMA- DENETİM KARARININ MÜDAFİİSİNE TEBLİĞİ YETERLİ OLMAYIP AYRICA SANIĞA DA MUTLAK SURETLE TEBLİĞİ GEREKİR. AKSİ TAKTİRDE KARAR KESİNLEŞMİŞ SAYILAMAZ.
Hukuki Yardım ve Danışmanlık İçin Bize Ulaşabilirsiniz | 0544 324 16 34 |

WhatsApp İletişim

0544 324 16 34