YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
Esas Numarası: 2025/7267
Karar Numarası: 2025/9868
Karar Tarihi: 19.11.2025
SAYISI : 2016/408 E., 2024/411 K.
Taraflar arasındaki davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda Mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Kesin hüküm, HMK'nin 303/1. maddesinde "Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. " şeklinde düzenlenmiştir.
2. Bu hükme göre kesin hükümden bahsedebilmek için;
a) davanın taraflarının aynı olması,
b) dava sebeplerinin aynı olması ve
c) dava konusunun aynı olması gerekir.
3. Tarafların aynı olmasından anlaşılması gereken; her iki davada da tarafların aynı kişiler olması anlamına gelir. Hükmün davanın tarafları dışında üçüncü kişilere kural olarak herhangi bir etkisi yoktur. Zaten davada taraf olmayan bir kişiyi kararın bağladığının kabulü hukuki dinlenilme hakkına da aykırılık teşkil eder. İkinci olarak dava sebeplerinin aynı olmasından anlaşılması gereken ise; davacının talep sonucunu dayandırdığı vakıaların aynı olmasıdır. Aynı vakıalara dayanılarak dava açılması halinde kesin hükmün varlığından söz edilir. Üçüncü ve son unsur ise; dava konusunun aynı olmasıdır. Dava konusunun aynı olup olmadığının anlaşılması için yapılacak şey, her iki davanın netice-i talep kısmının aynı olup olmadığına bakmaktır. Her iki davanın talep sonucu kısmı aynı ise kesin hükmün varlığından bahsedilebilir.
4. Ayrıca, kesin hüküm dava şartı olduğundan (HMK md. 114/1,i) iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile, yargılamanın her aşamasında Mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulur (HMK md. 115/1).
5. Son olarak, MÖHUK'un 50 ve devamı maddelerinde yabancı mahkeme kararlarının tenfizi ve tanınması düzenlenmiş olup ilgili Kanun'un 58/1. maddesi uyarınca yabancı mahkeme ilâmının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi için yabancı mahkeme kararının tanınması gerekir.
6. Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca öncelikle, mal rejiminin tasfiyesi talebi yönünden yapılan incelemede; somut olayda, Mahkemece, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu yönden yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki somut olayda, tanınan yabancı mahkeme kararından, yabancı mahkeme kararı ile işbu davanın dava konularının aynı olup olmadığı anlaşılamamaktadır. O halde, Mahkemece yabancı mahkemede açılan davanın dava dilekçesi de dosya kapsamına alınarak yabancı mahkeme kararı ile işbu davanın dava konularının aynı olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre kesin hüküm koşullarının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
7. Diğer yandan, maddî-manevî tazminat talebi yönünden yapılan incelemede; Mahkemece, işbu talep yönünden de kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu yönden de yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki somut olayda, davacının maddî-manevî tazminat talebinin TMK'nin 174. maddesi kapsamında olduğu, her ne kadar tanıma kararında yabancı mahkeme kararının maddî-manevî tazminat talebi yönünden de tanındığına karar verilmiş ise de, tanınan yabancı mahkeme kararında TMK'nin 174. maddesi kapsamına giren maddî-manevî tazminata yönelik bir hüküm olmadığı anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, davacının maddî-manevî tazminat talebi yönünden TMK'nin 174. maddesi kapsamında koşulları değerlendirilerek sonucuna göre bir karar karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı kadın vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
0544 324 16 34