Dere Kıyısındaki̇ Taşınmazın İmar İhyasının Başlanılmadan Önce Dere Yatağından Kazanılıp Kazanılmadığı Araştırılarak Karar Veri̇lmeli̇di̇r.
Buradasınız: Anasayfa / Blog
DERE KIYISINDAKİ TAŞINMAZIN İMAR İHYASININ BAŞLANILMADAN ÖNCE DERE YATAĞINDAN KAZANILIP KAZANILMADIĞI ARAŞTIRILARAK KARAR VERİLMELİDİR.
DERE KIYISINDAKİ TAŞINMAZIN İMAR İHYASININ BAŞLANILMADAN ÖNCE DERE YATAĞINDAN KAZANILIP KAZANILMADIĞI ARAŞTIRILARAK KARAR VERİLMELİDİR.
DERE KIYISINDAKİ TAŞINMAZIN İMAR İHYASININ BAŞLANILMADAN ÖNCE DERE YATAĞINDAN KAZANILIP KAZANILMADIĞI ARAŞTIRILARAK KARAR VERİLMELİDİR.

YARGITAY

1. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2025/3021

Karar Numarası: 2025/3677

Karar Tarihi: 15.09.2025

SAYISI : 2018/643 E., 2023/1094 K.

Taraflar arasında görülen tescil davası sonunda Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacılar vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar; ... ili, .... ilçesi, .... Mahallesinde bulunan eski 77, 75, 73, 72, 71, 70, 69... parseller arasında kalan yaklaşık 200 dönümlük taşınmazı 20 yıldan önce imar-ihya ederek aralıksız şekilde malik sıfatıyla kullandıklarını, ancak taşınmazın kadastro sırasında tescil harici bırakıldığını ileri sürerek taşınmazın eşit payla adlarına tescilini istemişlerdir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili; davacıların dava konusu taşınmazda ne şekilde zilyetlik sürdürdüğünün araştrılması gerektiğini, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, TMK'nın 713/6. maddesi gereğince Hazine adına tescilinin gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... Belediyesi vekili; dava konusu taşınmazın Hazineye ait yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Diğer davalı ... Belediyesi vekili davaya cevap vermemiş, aşamada davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 26.09.2014 tarihli ve 2013/69 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararı ile; zilyetlikle kazanım koşullarının davacılar lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, teknik bilirkişinin 15.12.2014 tarihli rapor ve eki krokisinde (A2) olarak belirtilen 29.188, 61... ; aynı bilirkişinin 23.06.2014 tarihli rapor ve krokisinde (B) harfi ile belirtilen 18.364, 66... ; (C) harfi ile belirtilen 23.390, 89... ; (D) harfi ile belirtilen 19.010, 76... ; (E) harfi ile belirtilen 35.386, 77... ; (F) harfi ile belirtilen 18.949, 83... ; (G) harfi ile belirtilen 31.703, 92... taşınmazların davacılar adına eşit payla ve tarla vasfı ile tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. ONAMA VE BOZMA KARARLARI, BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Onama Kararı

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 14.02.2017 tarihli ve 2016/12040 Esas, 2017/850 Karar sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir.

B. Karar Düzeltme ve Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.02.2018 tarihli ve 2017/6117 Esas, 2018/940 Karar sayılı kararı ile; "...Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin imar-ihyasının tamamlandığı ve davacılar yararına 3402 sayılı Yasa'nın 14. ve 17. maddesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle karar verilmiş ise de, bu hususta sadece 1988 tarihli hava fotoğrafı üzerinden inceleme yapılmış olması ve usulünce mera araştırması yapılmamış olması sebepleriyle yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli değildir. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, öncelikle taşınmaz hakkında mera tahsis kaydı ve haritasının bulunup bulunmadığı usulüne uygun olarak ilgili kurumlardan araştırılmalı, varsa mera tahsis kararı ve haritası ile ekleri getirtilmeli, çekişmeli taşınmaz ve çevresini gösterir, tespit gününden 15-20-25 yıl öncesine ait ve üç farklı dönemde çekilmiş hava fotoğrafları temin edilmeli, bundan sonra mahallinde ziraat mühendislerinden oluşacak üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulunun ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ile harita mühendisi fen bilirkişisinin de katılımı ile yeniden keşif yapılmalı; ziraatçi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmaz bölümlerinin öncesinin ne olduğu, toprak yapısı, bitki örtüsü, komşu parsellerle mukayesesi, komşu taşınmazlar ile arasında doğal ya da yapay kadim bir sınırın bulunup bulunmadığı, taşınmazların mera vasfında olup olmadığı hususlarında bilimsel verilerle desteklenmiş ayrıntılı rapor düzenlemeleri, ayrıca çekişmeli taşınmazların sınırlarını gösterir ve farklı açılardan çekilmiş fotoğrafları üzerinde çekişmeli taşınmazın sınırlarının işaretlenmesi istenmeli; harita mühendisi fen bilirkişisinden keşfi izlemeye imkan verir harita düzenlemesi; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye çekişmeli taşınmaz bölümlerinin hava fotoğrafları üzerindeki konumu işaretlettirilerek hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik olarak, temin edilebilecek en eski tarihli uydu fotoğrafları üzerinde de inceleme yaptırılarak çekişme konusu taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğini belirlemesi istenmeli, taşınmazlar hakkında varsa mera tahsis kararı ve haritaları uygulanıp kapsamları belirlenmeli, mera tahsisi yoksa, taşınmazın öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı tespit edilmeli, bundan sonra, toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte incelenip tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir...." gerekçesi ile onama kararı kaldırılarak Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 30.11.2020 tarihli harita mühendisi bilirkişisinin raporu ve ekindeki krokisinde (A2) olarak gösterilen 29.188, 61... ; (B) harfi ile gösterilen 18.364, 66... ; (C) harfi ile gösterilen 23.390, 89... ; (D) harfi ile gösterilen 19.010, 76... ; (E) harfi ile gösterilen 35.386, 77... yüz ölçümlü; (F) harfi ile gösterilen 18.949, 83... ; (G) harfi ile gösterilen 31.703, 92... taşınmazın davacılar adına eşit payla ve tarla vasfı ile tapuya tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilip davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmediği halde, kısmen reddedilen kısım bakımından davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca harcın da davalılara yükletilmesi gerektiğini belirterek harç ve vekalet ücreti yönünden kararın düzeltilerek onanmasını ya da bozulmasını istemiştir.

Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, davacının zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu iddiasını ispatlayamadığını, bilirkişiler tarafından tek hava fotoğrafı incelemesi yapılarak düzenlenen raporun hüküm vermeye elverişli olmadığını, bilirkişi raporunda imar ve ihyanın ne zaman başlamış olabileceğine dair tahmini varsayımlara dayanılarak rapor düzenlendiğini, taşınmazın Hazine adına tescilinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını, bilirkişiler tarafından tek hava fotoğrafı üzerinde inceleme yapılarak karar verildiğini, dava konusu taşınmazların mera vasfında olduğunu, eksik inceleme sonucunda karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

... ili, ... ilçesi, .. (...) Mahallesinde 1972 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz bölümleri "tarıma elverişli olmadığı ve hiç kimsenin zilyet ve tasarrufunda bulunmadığı" gerekçesiyle tescil harici bırakılmıştır.

Mahkemece, zilyetlikle iktisap koşullarının davacılar yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır.

Şöyle ki; dava konusu taşınmaz bölümlerinin kenarında dere olmasına karşın mahallinde yapılan keşfe jeolog bilirkişisinin dahil edilmediği, harita ve jeodezi mühendisi bilirkişi kurulu raporunda ardışık bindirmeli hava fotoğrafının dosyada bulunmadığı belirtilerek 1988 yıllarına ait hava fotoğrafları üzerinde tek resim (monoskopik) inceleme yapıldığı, başka yıllara ait hava fotoğrafı bulunup bulunmadığı hususunda araştırma yapılmadığı, diğer yandan dava konusu taşınmaz bölümlerine ait fotoğraflarda taşlık ve kayalık alanların bulunduğu gözlemlendiği halde harita ve jeodezi mühendisi bilirkişi kurulu ile ziraat mühendisi bilirkişi kurulu raporunda dava konusu (A), (B), (C), (D), (E), (F) ve (G) olarak gösterilen tüm alanlar bakımından imar-ihyanın tamamlandığının belirtilmiş olmasının çelişki oluşturduğu, ayrıca davacılar tarafından zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü, taşınmazı nasıl birlikte kullandıkları, aralarında bir irs ilişkisi olup olmadığı araştırılmadan eksik incelemeye dayalı olarak sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmaz bölümlerinin bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre taşınmazın dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalıdır.

Dosya bu şekilde keşfe hazır hale getirildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları, daha önce rapor veren bilirkişilerden farklı seçilecek 1 jeolog bilirkişi, 1 jeodezi ve fotogrametri mühendisi, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisi katılımı ile keşif yapılmalıdır.

Taşınmaz bölümleri başında yapılacak keşif sırasında mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmaz bölümlerinin önceki ve şimdiki niteliği, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, davacılar tarafından nasıl birlikte kullanıldığı, davacılar arasında bir irs ilişkisi olup olmadığı, taşınmazın kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığı ve tamamlandığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmelidir.

Jeolog bilirkişisinden dava konusu taşınmaz bölümlerinin kenarında dere olduğu göz önünde bulundurularak taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğini, evveliyatının dere yatağı niteliğinde olup olmadığını, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığını açıklar nitelikte ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır.

Ziraat bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmaz bölümlerinin eğimi, niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsü, imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, taşınmaz bölümleri üzerinde ekonomik amaçlı zilyetliğe ne zaman başlanıldığını ve taşınmaz bölümlerinin kullanım durumunu kesin olarak belirleyen bilimsel verilere dayalı, taşınmaz bölümlerinin değişik yönlerden çekilmiş ve sınırları işaretlenen fotoğrafları ile desteklenmiş ve önceki bilirkişi raporunu irdeleyen ayrıntılı rapor alınmalıdır.

Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmaz bölümlerinin sınırlarını ve önceki ve şimdiki niteliğini, taşınmaz bölümleri üzerinde imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarihi ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcı, şekli ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalıdır.

Fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Kabule göre de, hükme esas alınan 30.11.2020 tarihli harita bilirkişisi rapor ve krokisinde (A2) olarak gösterilen bir alan bulunmadığı, yalnızca (A) olarak gösterilen alan bulunduğu halde, Mahkemece infazda tereddüt yaratacak biçimde (A2) olarak gösterilen taşınmaz bakımından kabul kararı verilmiş olması doğru değildir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı Hazine vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,

Bozma nedenine göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalı ...'ye iadesine,

Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

Dosyanın Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

15.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Hukuki Yardım ve Danışmanlık İçin Bize Ulaşabilirsiniz | 0544 324 16 34 |

WhatsApp İletişim

0544 324 16 34