Erkeği̇n Evleni̇rken Eşi̇nden İlk Evli̇li̇ği̇ni̇ Gi̇zlemesi̇ Hali̇nde Bu Eylem Boşanma Davasında Kusur Kabul Edi̇li̇r Mi̇?
Buradasınız: Anasayfa / Blog
ERKEĞİN EVLENİRKEN EŞİNDEN İLK EVLİLİĞİNİ GİZLEMESİ HALİNDE BU EYLEM BOŞANMA DAVASINDA KUSUR KABUL EDİLİR Mİ?
Bölge Adliye Mahkemesince kadının eşine hakaret ettiği, buna karşılık "davacı karşı davalı erkeğin de yaşını, işini ve ilk evliliğini evlenirken kadından gizlediği", bu durumda birliğin sarsılmasına tarafların eşit kusurlu davranışlarıyla sebep olduğu kabul edilerek kadının da boşanma davasının kabulüne karar verilmiş ise de dosya kapsamından tarafların fiilen üç ay gibi kısa bir süre evli kaldıkları, kadının ailesinin yanına gitmesi sonrasında eşine hakaret içeren mesajlar attığı sabittir. Ne var ki, erkek yönünden kusur belirlemesine esas alınan vakıaların tanık veya başka bir delille sübut bulmadığı, söz konusu vakıaların varlığı kabul edilse dahi bu hususların nispi butlan sebebi teşkil edebileceği ve boşanma hükmüne esas alınmasının doğru olmadığı anlaşılmıştır. Hal böyleyken, erkeğe atfı kabil başkaca kusurlu bir davranışın varlığı da ispatlanmadığından davalı karşı davacı kadının davasının reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
ERKEĞİN EVLENİRKEN EŞİNDEN İLK EVLİLİĞİNİ GİZLEMESİ HALİNDE BU EYLEM BOŞANMA DAVASINDA KUSUR KABUL EDİLİR Mİ?
T.C.
YARGITAY
İKİNCİ HUKUK DAİRESİ

 

Esas : 2024/1898
Karar : 2024/9219
Tarih : 28.11.2024
  • 10.08.2025 TARİHİNDE WWW.SONDAKİKA.COM’DA “YARGITAY'DAN EMSAL KARAR! EVİ TERK EDERKEN BİR KEZ DAHA DÜŞÜNÜN” BAŞLIĞIYLA YAYINLANAN YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ KARARI.
  • TARAFLARIN FİİLEN ÜÇ AY GİBİ KISA BİR SÜRE EVLİ KALDIKLARI
  • KADININ AİLESİNİN YANINA GİTMESİ SONRASINDA EŞİNE HAKARET ETTİĞİ
  • ERKEĞİN DE YAŞINI, İŞİNİ VE İLK EVLİLİĞİNİ EVLENİRKEN KADINDAN GİZLEDİĞİ
  • BİRLİĞİN SARSILMASINA TARAFLARIN EŞİT KUSURLU DAVRANIŞLARIYLA SEBEP OLDUĞU
  • ERKEK YÖNÜNDEN KUSUR BELİRLEMESİNE ESAS ALINAN VAKIALARIN TANIK VEYA BAŞKA BİR DELİLLE SÜBUT BULMADIĞI
  • VAKIALARIN VARLIĞI KABUL EDİLSE DAHİ - BU HUSUSLARIN NİSPİ BUTLAN SEBEBİ TEŞKİL EDEBİLECEĞİ - BOŞANMA HÜKMÜNE ESAS ALINMASININ DOĞRU OLMADIĞI
  • ERKEĞE ATFI KABİL BAŞKACA KUSURLU BİR DAVRANIŞIN VARLIĞI DA İSPATLANMADIĞINDAN - DAVALI KARŞI DAVACI KADININ DAVASININ REDDİ GEREKİR
ÖZET
Bölge Adliye Mahkemesince kadının eşine hakaret ettiği, buna karşılık "davacı karşı davalı erkeğin de yaşını, işini ve ilk evliliğini evlenirken kadından gizlediği", bu durumda birliğin sarsılmasına tarafların eşit kusurlu davranışlarıyla sebep olduğu kabul edilerek kadının da boşanma davasının kabulüne karar verilmiş ise de dosya kapsamından tarafların fiilen üç ay gibi kısa bir süre evli kaldıkları, kadının ailesinin yanına gitmesi sonrasında eşine hakaret içeren mesajlar attığı sabittir. Ne var ki, erkek yönünden kusur belirlemesine esas alınan vakıaların tanık veya başka bir delille sübut bulmadığı, söz konusu vakıaların varlığı kabul edilse dahi bu hususların nispi butlan sebebi teşkil edebileceği ve boşanma hükmüne esas alınmasının doğru olmadığı anlaşılmıştır. Hal böyleyken, erkeğe atfı kabil başkaca kusurlu bir davranışın varlığı da ispatlanmadığından davalı karşı davacı kadının davasının reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

 

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1356 E., 2023/1477 K.

KARAR : Başvurunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma

İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan Aile Mahkemesi

SAYISI : 2021/465 E., 2022/341 K.

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince erkeğin davasının kabulüne, kadının davasının reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı karşı davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ilgili hükümlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı karşı davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların sosyal medya üzerinden tanışıp kısa bir süre içinde evlendiklerini, evlilikte küçük sorunlar dışında başka sorunlar yaşanmadığını ancak 01.07.2021 tarihinde kadının ailesinin tarafları ziyarete geldiğini, üç gün sonra ailesiyle birlikte Niğde'ye gittiğini, daha sonra kadının müvekkiline müvekkilini istemediğine, sevmediğine dair, yine hakaret içeren mesajlar gönderdiğini belirterek tarafların evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmalarına, faizi ile 100,000,00 TL maddî 100,000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı karşı davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı karşı davalının kadrolu bir işinin olduğunu konusunda yalan söylediğini, gerçek yaşını ve bir önceki evliliğini müvekkilinden gizlediğini, kaçarak evlenme konusunda ısrarcı olduğunu, müvekkilini ailesi ile görüşmesini engellediğini, müvekkilin telefon numarasını değiştirdiğini, müvekkilinin her hareketini sorgulayan ve kıskanan güvensiz bir kişinin olduğunu, hakaret ettiğini, evlilik birliği süresince müvekkili yalnız bıraktığını belirterek tarafların evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmalarına, aylık 2000,00 TL tedbir, yoksulluk nafakasına, 250,000,00 TL manevî, 250,000,00 TL maddî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı karşı davacı tarafça açıkça inkar edilmeyen mesaj kayıt içeriklerinden davalı karşı davacının müşterek konutu sebepsiz yere terk etmek sureti ile evlilik birliğinin kendisine yüklediği yükümlülüklere aykırı davrandığı, hakaret ettiği, bu suretle kadının ağır kusurlu olduğu, kadının ise iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle erkeğin davasının kabulüne, tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, kadının boşanma, tazminat ve nafaka taleplerinin reddine, erkeğin mevcut ve beklenen menfaatlerinin zedelendiği hususu ispatlanmadığından maddî tazminat talebinin reddine, erkek yararına 10.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.

 

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı karşı davacı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı karşı davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; erkeğin davasının kabulü, kadının davasının reddi ve fer'îleri yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanık beyanlarından davacı karşı davalı erkeğin yaşını, işini ve ilk evliliğini davalı karşı davacıdan gizlediği, davalı karşı davacı kadının erkeğe hakaret ettiği, bu nedenle boşanmaya neden olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu anlaşılmakla, davalı karşı davacı kadının açtığı boşanma davasının da kabulüne karar verilmesi gerekirken karşı davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, taraflar eşit kusurlu olduğundan tarafların karşılıklı olarak maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddi gerektiği, tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne göre kadın yararına tedbir ve yoksulluk nafakası takdiri gerektiği belirtilerek davalı karşı davacı kadının istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kısmen kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine, kadının karşı davasının kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir, 750,00 TL yoksulluk nafakasına, erkeğin manevî tazminat, davalı karşı davacı kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı karşı davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen nafakalar ile reddedilen manevî tazminat talebi yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı karşı davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar ve nafaka miktarları yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, karşılıklı açılan boşanma davalarının kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar noktasında toplanmaktadır.

İlgili Hukuk

 

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Kanunu’un 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesinin birinci fıkrası., 169 uncu, 174 üncü, 175 inci maddeleri.

Değerlendirme

Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda; İlk Derece Mahkemesince kadının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle erkeğin davasının kabulüne, kadının davasının reddine karar verilmiş, kararın davalı karşı davacı kadın vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek, kadının "kendi davasının reddine, kusur belirlemesine ve nafakalara" yönelik istinaf talepleri kabul edilmiş, sair istinaf talepleri ise reddedilmiştir. Hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince kadının eşine hakaret ettiği, buna karşılık "davacı karşı davalı erkeğin de yaşını, işini ve ilk evliliğini evlenirken kadından gizlediği", bu durumda birliğin sarsılmasına tarafların eşit kusurlu davranışlarıyla sebep olduğu kabul edilerek kadının da boşanma davasının kabulüne karar verilmiş ise de dosya kapsamından tarafların fiilen üç ay gibi kısa bir süre evli kaldıkları, kadının ailesinin yanına gitmesi sonrasında eşine hakaret içeren mesajlar attığı sabittir. Ne var ki, erkek yönünden kusur belirlemesine esas alınan vakıaların tanık veya başka bir delille sübut bulmadığı, söz konusu vakıaların varlığı kabul edilse dahi bu hususların nispi butlan sebebi teşkil edebileceği ve boşanma hükmüne esas alınmasının doğru olmadığı anlaşılmıştır. Hal böyleyken, erkeğe atfı kabil başkaca kusurlu bir davranışın varlığı da ispatlanmadığından davalı karşı davacı kadının davasının reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadının kabul edilen boşanma davası yönünden erkek yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre erkeğin boşanma davası ve fer'îleri yönünden yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden erkeğin boşanma davası ve fer'îlerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'ya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ...'a iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

Hukuki Yardım ve Danışmanlık İçin Bize Ulaşabilirsiniz | 0544 324 16 34 |

WhatsApp İletişim

0544 324 16 34